Sony Aynasız Full-Frame A7R Mark 3 ve Zeiss 35mm F/2.8 ile İlk İzlenimler.

Herkese selamlar! Daha öncesinde Fujifilm aynasız orta format makinesi GFX 50S ile İpek Yolu’nu Geçmek temalı bir yazı yazmıştım. Okumak için : http://www.rizacankumas.com/gfx-50s-ile-ipek-yolunu-gecmek/  Tabi o yazı yaklaşık 6 ay kullanım sonunda oluşturulmuştu. Yıllarca severek Fujifilm Aynasız serisini kullandım. Gerçekten X-Pro2 sonrası özellikle inanılmaz makineler çıkardırlar. Ve beni hiç yarı yolda bırakmadı. Ellerine sağlık Fujifilm. Büyük bir radikal karar alarak makinemi değiştirdim. Şimdi sadece Sony A7R3 ve Zeiss 35mm F/2.8 ZA Pancake serisi optikle ilk izlenimlerimi yazacağım. Şu anda Bolivya’dayım. Önümüzdeki günlerde Küba, Kolombiya, Peru, Ekvador ve Venezuela’da buluncağım. Şimdilik La Paz’dan hepinize bolca öpücükler 🙂

 

İlk olarak daha önce hangi makineleri kullandım onlara bir bakalım( elimde öyle 1-2 gün gezdirdiğim değil en az 6 ay kullandığım) :

  • Canon 5D Mark 3
  • Fujifilm X-Pro1
  • Fujifilm X-T1
  • Fujifilm X-Pro2
  • Sony A6300
  • Fujifilm X-H1
  • Fujifilm GFX 50S

Ve son olarak elimde tutmuş olduğum Sony A7R3 Tam kare Aynasız Fotoğraf Makinesi….

 

DIDIDIDIT DIDIIIIIIIT! Öncelikle Gövdemizden başlıyoruz!

 

Genel özelliklere gelecek olursak ;

  • 35 mm Tam Çerçeve 42.4 MP Arkadan Aydınlatmalı (BSI) CMOS Sensör ( Kaliteli buldum )
  • 10 Fps çekim hızı. ( Formula-1 çekmiyorsanız aşırı yeterli ve fazla bile )
  • ISO 100 – 32000 aralığı ( RAW çekebildiğiniz. 6400 iso sonrası çok şaapmayın. )
  • 14.7 stop dinamik aralık ( ÇOOOOOOOK İYİ )
  • Görüntü alanının % 68’ini kapsayan 399 faz tespit AF noktası, 425 kontrast AF noktası ( Buraya benden bir +1 )
  • 5 kademeli görüntü sabitleme özelliği ( Çok başarılı bulmadım. X-H1’e göre 3 kademeli gibi duruyor. )
  • 4K Film Çekimi ( Burada X-T3 piyasadaki en iyi video makinesi. Ama orta seviye için A7R3’te kullanılır. )
  • Geliştirilmiş Otomatik Odaklama ( Gayet başarılı. Hele GFX’ten sonra bana şey gibi geldi; uçak. )
  • Çift SD Kart Yuvaları ( Birinci yuva UHS-II, ikinci yuva değil. Çift giriş olması avantaj. )
  • Genişletilmiş Pil Ömrü ( Burası ciddi iyi 710 fotoğraf gibi bir rakam tam dolu batarya ile. )
  • Yüksek hızlı ​​USB 3.1, USB Tip-C ™ Girişi ( Keyifli olabilir. )
  • Sadece 657gr olan kompakt gövde ( 657 gram çok hafif değil bence.)
  • Su ve toz koruma. ( Buna inanmadım işin açıkçası. Pentax ve kullandığım Fujifilm gövdeler gibi korkmadan suya sabuna dalınmaz muhtemelen. Hala canım pahasına makineyi korumaya çalışıyorum bu bana zaman kaybettiriyor. )

 

Makine boyut olarak ciddi ciddi küçük. GFX’ten sonra serçe parmağım açıkta kaldı. Ama küçük olması ciddi bir avantaj. Üstünde 4 tane ayarlanabilir fonksiyon ( C1-C2-C3-C4 ) tuşu var. Yerleri bence çok iyi konumlandırılmış. Makine tuş konumlandırması olarak gerçekten çok yerinde.  FN tuşu ise Fujifilm makinelerde aşina olduğumuz Q tuşu yerine geçiyor. FN menusu ciddi anlamda kolay bir menü geldi bana.

 

 

Gel gelelim herkesin merak ettiği yegane konulara; Görüntü kalitesi.

 

GFX’ten sonra büyük korkulara kapıldım. Acaba bu kaliteyi bana başka ne verecek? Bu kaliteyi bir daha yakalayabilecek miyim? Bu yumurtalardan hangisi büyük? Babam böyle kek yapmayı nereden öğrendi? Ama Evet. Yakaladım. Gerçekten A7R3 büyük abisi GFX 50S ve GFX 50R’yi ilk etapta kullandığım kadarıyla aratmıyor. DOSTLAR ROMALILAR! BU MAKINE ÇOK BAŞARILI. Şu ana kadar Arjantin ve Bolivya’da biraz çekim yapabilme fırsatı buldum. Vietnam’da yaptığım çekimler için daha çok ısınma turu diyebiliriz. Ama buralarda yaptığım çekimlerde sert ışıkta dahi hiç sıkıntı yaratmıyor. Gölgeden çatır çatır detay alabiliyorsunuz. 14.7’lik bir dinamik aralığa sahip ufak bir canavardan bahsediyoruz arkadaşlar. Şılap şulup hiç acımıyor. Baskı tarafında eski makinem GFX 50S illa sensör boyutundan dolayı daha iyi sonuç verecek ama şöyle söyleyeyim o farkı anlamak cidden zor iş be. Şu anda elimde bulunan bu küçük canavar ( zeiss 35mm ile cidden küçük canavar ) hiç acımıyor. Doğrulttuğun yere büyük bir ışın kütlesi atarak o fotoğrafı yakalıyor. Abartıyorum evet farkındayım ama çok sevdim be arkadaş. Ama şimdi dürüst olalım GFX’i ara sıra özlüyorum. Hala GFX piyasadaki çoğu makinenin ağzını burnunu dağıtıyor bu konuda.

 

Bir diğer çılgın konu ; OTOMATİK NETLEME!

AMAN TANRIM dedim. Arkadaşlar GFX’ten sonra AF-C, AF-S, ABS, EDS, LPG hiç farketmez ACIMIYOR KAÇIRMIYOR ÇATIR ÇATIR AĞZINA AĞZINA VURUYOR! Netleme konusunda o kadar büyük bir adım attım ki anlatamam size bunu… Özellikle AF-C (Otomatik takip netleme) özelliğine alıp noktasal af seçip bunu sokakta kullanmak inanılmaz keyifli. Önceden GFX’le çok fazla fotoğraf kaçırmıştım. Piyasadaki “rakiplerine” bakacak olursak sanırım Olympus’tan sonra en hızlı AF Sony’de. Fujifilm X-T3’ü kullandım. Hatta şu anda bir tane çantamda yedek makine olsun diye duruyor ama A7R3 çok daha hızlı bana göre.  Bakın burası çokomelli diyorum ve tekrar söylüyorum; Otomatik netlemesi bir harika dostom!

 

 

Bir diğer kısım; ERGONOMİ

 

Valla makinenin bütün tuş konumlandırmalarını çok sevdim. Bir tek özlediğim şey Diyafram halkası( ÇOK pahalı lenslerinde var 🙁 ), ISO kadranı ve enstantane çarkı… Arkadaş bunlar ne güzel şeylerdi ya. Çatır çutur ayarlıyordun. Şimdi daha bi elektronik tabi.. Ama bunlar haricinde benim çok hoşuma gitti tuş konumlandırmaları. Bir de abi ele oturuşu çok tatlı bence. Büyük eli olanlar için tabi bi alta ek aparat canavar olur ama benim gibi minik elleriniz varsa mükemmel oluyor. İşin açıkçası burada Sony benden çok büyük bir artı aldı. Hatırlarsanız GFX 50S için olumsuz bir yorumum vardı arkada dağ gibi göbeğinize çataraçutara çarpan bir çıkıntı. Fujifilm yetkilileri bunun sensörü soğutmak için gerekli olan bir bölüm olduğunu söylediler ama 50R’da bunu kaldırdılar…. Neyse… İşin özetine gelecek olursak benim hoşuma gitti.

 

 

Ve Son Olarak ; GENEL BAKIŞ

Genel olarak makinenin özellikleri canavar gibi. Fiyat performans ürünü mü? Hayır. ( Türkiye şartlarında hayır. Dışarıda EVET <3 ) Fiyat performans istiyorsanız Sony A7 Mark 3 daha mantıklı geliyor. Onun haricinde zaten artık olmazsa olmaz Bluetooth, NFC ve Wi-Fi bağlantısı bu makinede de mevcut. Yeni gelen güncelleme ile dahili Time-Lapse geldi. Önceden yoktu yani vardı da saçma bi yol izleniyordu. Şu cihazlara dahili GPS koysalar ölürler sanki anasını satayım. İlla telefonla bağlayacaksın… Yalnız arkadaşlar bir PİL ömrü var yemin ederim şahane şahane! Resmi rakam tam dolu batarya ile 700 kare. Ben son 4 Gündür makineyi şarj etmedim 1100 kare gördüm hala şarjım %18… İnatla bekliyorum. Batarya konusu MUH-TE-ŞEM! Gerçekten benden inanılmaz bir puan aldın Sony  hadi gene iyisin. Önceden Sony makine gördüğüm zaman tüylerim tiken tiken oluyordu (a6300 yüzünden) şimdi laf ettirmem… Valla 😀 hiç bir firmanın FanBoy’u olmadım olmakta istemiyorum. Yalnız bu cihaz çok iyi olmuş. Özellike Zeiss 35mm F/2.8 ile küçük hızlı hafif jilet…. Menü konusuna gelince biraz garip. Çok detaylı insan içerisinde kayboluyor. Ha bir açıdan iyi her şeyi değiştirebiliyorsunuz bir açıdan kötü içerisinde kayboluyorsunuz. Sanırım uzunca bir süre gövde değiştirmeyi düşünmüyorum. Doğru tercihi yaptığıma inanıyorum. Ki makineye gün be gün bağlanmam da bunu destekliyor. Hepinizi selamlıyorum aşağıya biraz daha fotoğraf bırakıp ayrılıyorum! Adios Mi Amigos! Bir de Deniz abi bi video yapmış bakın derim 🙂 : BURAYA TIKLAYIN 

 

This entry was posted in Uncategorized.